Gönderen Konu: Fitneci ve Leyla..  (Okunma sayısı 1067 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

SeNeM

  • Full Member
  • ***
  • İleti: 160
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
Fitneci ve Leyla..
« : Ocak 02, 2015, 10:12:14 ÖS »
Mecnun bir mektup yazarak Leyla`ya götürmesi için bir arkadaşına verir. Mecnun`un arkadaşı elindeki mektup ile soluğu Leyla`nın kapısında alır. Durumu kapı ardından izah eder. Kapı aralanır. Ve Leyla mektubu heyacanla okumaya başlar:

`Leyla, kaç gün oldu ki aşkının verdiği derdden dolayı ağzıma bir lokma koymadım. Bu derd sebebi ile perişan bir vaziyetteyim. Ruhumun sana duyduğu açlık artık vucuduma da sirayet etmeye başladı. Sen olmayınca ne gönlümün neşesi ne de ağzımın tadı kaldı. N`olur artık şu gül cemalini bir an olsun göster. Göster ki şu zavallı durumdan kurtulayımda ölümden azad olayım.`

Mecnun`un mektubu karşısında Leyla sevinir. Zira yakınları Mecnun hakkında ileri-geri konuşmakta ve hergün onu kötülemektedirler. Leyla yakınlarını toplar ve onları da Mecnun`unu mektubundan haberdar eder. Mecnun`un hakiki ve samimi bir aşık olduğunu anlatır. Yakınları Leyla`nın anlattıkları karşısında Mecnun hakkında ki kanaatlerini değiştirmek zorunda kalır.


Doğrusu sevdiği için aç kalarak ölümü göze alan kaç aşık kalmıştır ki...

Leylanın konuşmasına kulak misafiri olan bir fitneci duyduklarına inanmaz ve anlatılanların doğruluğunu araştırmak için Mecnun`un evinin yolunu tutar. Eve yaklaşan fitnebaz kişi pencereden evin içine bakınca şaşırır. Çünkü Mecnun binbir çeşit yemeğin olduğu sofranın başında oturmaktadır. Bu hali gören fitne meraklısı gördüklerini Leyla`ya anlatmak için derhal Leyla`nın yanına giderç. Ve herşeyi anlatır. Leyla duyduklarına inanmamakla beraber, Mecnun`a bir nebze olsun görünmek amacı ile Mecnun`u evine doğru hareketlenir.

Görür ki anlatılanlar doğrudur. Fitneci ve Leyla, Mecnun`u sofranın başında yemek yer vaziyette görür. Leylanın geldiğini gören Mecnun`un gözleri ışıldar. Fitneci ise pis pis gülmeye başlar. Leyla`nın Mecnun`u azarlayacağını bekleyen nasibsiz adam duydukları karşısında sırtüstü devrilir:

`Ey lafda doğru sözlü, sahtekar adam. Görünüşte sen hakkı ayakta tutan salih bir kimse gibi görünsende işin aslı odur ki, sen ortalığı karıştırma, dünyayı alt-üst etme yani sevenlerin arasını açma sevdasında olan bir kimsesin. Benim için Mecnun`un hali, ne olursa olsun, o hakiki bir aşıktır. Buna delil göz değil gönüldür. Aşıkların işleri iradeleri dahilinde olmadığından amellerine aldırış edilmez. Onun hakiki niyeti beni görmekti ve o bu niyetine nail oldu. Ama sen kalbinde taşıdığın niyete ulaşamadın. Ve hiçbir zamanda ulaşamayacaksın. Ey aşktan yana nasibsiz olan adam. Sen bu nasibsizliğin ile ebediyyen zelil olmaya müstehak bir zavallısın...`
Mekanimiz A$K  Uslubumuz Edeptir Bizim Kapimiza Degil GonLumuze Vuran Buyursun ...